Kayıtlar

Çağan Irmak 70'leri bırakamıyor: Unutursam Fısılda

Resim
Çağan Irmak'ı ilk defa Asmalı Konak dizisiyle tanımış, Çemberimde Gül Oya ile daha sonra benzerlerini göreceğimiz 70'ler tutkusunun ilk örneğini güzel bir TV dizisinde izlemiştik. Sinemada onu ilk kez Babam ve Oğlum'da izlemiştim. Sanırım öyküsünün içtenliği ve oyuncularının da katkısıyla nadir bir mücevher gibi parlayan anlatımıyla biraz yüreğimizi burksa da hepimizi büyülemişti.

Issız Adam'la romantik komedinin biraz drama da kaçsa iyi bir örneğini vermiş, Dedemin İnsanları'nda da aynı sıcak anlatımı kullanarak Girit göçmenlerinin hikayesini işlemiş, Prensesin Uykusu'nda yine sıcacık bir öyküyü usta oyuncuların güzel oyunlarıyla süslemişti.

Unutursam Fısılda yine çağan Irmak'ın 70'li yıllara bir saygı gösterisi olarak nitelendirilebilir. 70'lerin hit pop şarkıcısı Ayperi'nin geri dönüşlerle anlatılan öyküsü aynı zamanda 70'ler kuşağının bugün unutulmaya başlayan değerlerine de bir selam durma gibi yorumlanabilir.


Metnin içinde o yıllardaki …

80'lere bir selam olarak "Stranger Things"

Resim
80'lerin sinema dünyasının önemli sinema adamı Steven Spielberg kendi çocukluğundan esinlendiği öyküleri takip eden ve sinemaya aktaran tutkulu bir sinemacı. 80'lerin başlarında bir yandan George Lucas ile birlikte Indiana Jones filmlerini yönetirken bir yandan da bu öyküleri yetkin bir anlatımla sinemaya aktarıyordu.

Bu filmler arasında belki de Spielberg'in içindeki büyümeyen çocuğu en iyi yansıtan film E.T. idi. Bazı sahneleriyle (bisiklet takip sahneleri, E.T.'n'n parmağıyla Elliott'ın parmağına dokunması vs.)  sinema tarihine geçen bu film aynı zamanda da genelde tehlikeli ve düşman olarak anlatılan dış dünyalıların da iyi olabileceklerini kullanmasıyla da ortalamadan ayrılıyordu.

Netflix'in Temmuz 2016'da "Netflix Originals" etiketiyle gösterime soktuğu Stranger Things, tam da Spielberg'in E.T.'de yakaladığı atmosferi ve anlatımı yakalayarak bizi 70'lere götürüyor sanki. Öncelikle hikaye 1983'te geçiyor ve o dönemin tekn…

Ferhat Göçer'in Bodrum Konseri Enbe Orkestrası'nın Kurbanı Oldu

Ferhat Göçer Türk Pop müziğinden nadir dinlediğim yorumculardan. Klasik müziğe yatkın tenor sesi, genelde tutarlı ve temiz yorumu onu her zaman zevkle izlenebilen bir yorumcu yaptı benim için.

Bodrum'da Enbe Orkestrası eşliğinde Ferhat Göçer konseri duyurusu görünce hemen bilet aldım ve oldukça iyi bir yerden bilet bulabildim. Bodrum Antik Tiyatrosu bu tür konserler için uygun bir mekan olabilir ama mekan düzeni ve girişteki uygulamalar bana yine Türk usulü bir amatörlük duygusu verdi. Mekanın girişinde herhangi bir işaretleme olmadığı ve bir kapı online bilet alanlara, bir kapı da basılı bileti olanlara ayrıldığı için insanlar bir kapıdan ötekine koşup durdular. Biletix'in mantığını anlamak mümkün değil. Online ve dijital bilete izin veriyorsa kapıda neden isimleri uzun bir listeden görevliye aratma yolunu seçiyor? Görevlilerin eline bir bar kod okuyucu vermek bu kadar mı zor? Listede isminiz aranırken kuyruk büyüyor ve insanların sabrı zorlanıyordu.

Erken gitmiş olduğumuz i…

Wachowski'lerden cesur bir manifesto : Sense8

Resim
Wachowski'lerin Matrix serisine hayran olmayan azdır herhalde. Keanu Reeves'i fenomen haline getiren bu dizide tabii ki özel efektlerin önemi fazla, ama senaryosu da oldukça düşünülmüş ve makinelerin hayatımıza hakim olabileceği karanlık bir geleceği sergileyen üç filmde yavaş yavaş geliştirilerek önemli bir hayran kitlesine ulaşmıştı.

Wachowski kardeşler bu kez karşımıza bir televizyon dizisi "Sense8" ile geliyorlar. Geçen yıl oldukça sansasyon yaratan bu dizide dünyanın çeşitli yerlerinde yaşayan ama açıklanamaz bir bağla birbirine bağlı olan ve hatta gruptaki herkesin duygularını uzaktan bile hissederek yaşayan 8 kişinin öyküsü anlatılıyor. Dizi hem her birinin kişisel öyküsünü her bölümde biraz da olsa veriyor ama aynı zamanda karmaşık bir olay örgüsünü dizinin bir sezonuna yayarak işliyor.

İngilizce "sensate" (duygulara hitap eden ya da duygularla yaşanılan) sözcüğünden türetilen ve öyküde 8 kişi olmasını simgelemek için "sense8" şeklinde bel…

Zaman Yolculuğunun Dayanılmaz Çekiciliği : "Frequency" ve "Travelers"

Resim
Zaman Yolculuğu en sevilen Bilim-Kurgu temalarından biridir. Kökenleri H.G. Wells'in 19. yüzyıl romanı Zaman Makinesi'ne kadar uzanan bu tema gerek edebiyatta gerekse de sinemada çok yoğun kullanılır. Hem başarılı hem de kötü tasarlanmış örneklerini görmek mümkündür.

Son zamanlarda sinemada en popüler örneği Terminator serisidir. Gelecekte makinelerin egemenliğindeki bir dünyada insanların direniş lideri olan John Connor'u doğmadan yok etmeye kararlı bir androidin anlatıldığı ilk seriden itibaren zamanda yolculuk teması kullanılarak çeşitli filmler yapılmıştır.

Zamanda yolculuğun sakıncaları ve olası etkilerini işleyen Kelebek Etkisi gibi filmler de popülerdir. Son zamanlarda bu konuyu işleyen Stephen King uyarlaması 22/11/63 hem kitap hem de dizi olarak ilgi çekmişti (Bu diziyle ilgili yazımı bu linkte bulabilirsiniz).

Geçmişi değiştirmek alt teması da zaman yolculuğu temasıyla birlikte son derece sık rastlanılan bir konudur. Bir anlamda bir kaçış sağlayan bu değiştirme i…

Tarih Değiştirilebilir mi? Kelebek Etkisi....

Resim
Kennedy Suikastı bir kaç kuşak Amerikalının takıntılarından biri ve bu suikastla ilgili komplo teorilerinden ilham alanların düzinelerce kitap yazmasına ve film çevirmesine neden olmuş.

Şimdi de bu görevi Stephen King devralıyor. "11.22.63" kitabının (Kitabın adı Kennedy'nin öldürüldüğü tarih olan 22 Kasım 1963 tarihini gösteriyor) kahramanı Jake Epping kısa zaman önce karısından ayrılmış bir öğretmen. Al'ın Lokantası'nın sahibi Al ile arkadaş olur. Bir gün Al ona açılır. Al'e kanser teşhisi konmuştur ve son aşamasındadır. Jake ile bir sırrını paylaşmak ister. Lokantasının arka tarafında bir uzay-zaman anomalisi (bir tür zaman tüneli) keşfetmiştir. Jake'i geçmişi yaşaması için bu anomaliden gönderirken aklında ne olduğunu açıklar. Bilmediği bir nedenle bu anomali 1958 yılına gitmektedir. Yani Başkan Kennedy'nin Lee Harvey Oswald tarafından (ya da komplo teorisine inananlar için başka biri tarafından) öldürülmesinden 5 yıl önceye.

Al herhangi biri bu del…

"Bay Mercedes Üçlemesi" - Stephen King'in Doğaüstünden Uzaklaşıyor mu?

Resim
Bay Mercedes (Mr Mercedes)
Fanatik bir Stephen King hayranı olduğumu saklamayacağım, korku ve doğaüstü fenomenler konusunda onu ve Dean Koontz'u birbirine yakın bulurum. Ama King bazen kitaplarında çok lafazan olabiliyor ve Kubbenin Altında (Under the Dome) gibi yüzlerce sayfalık kitaplar yazabiliyor. Yine de her iki yazar doğaüstü fenomenler konusunda çok ustalar ve genelde bir oturuşta soluksuz bitirilebilen kitaplar üretebiliyorlar.

2014 yılında yayınlanan bu kitabında King - belki de ilk defa - doğaüstü olayları ya da güçleri konu etmiyor. Bay Mercedes gerçekten iyi yazılmış, eski tip bir gerilim romanı ve belki de Jeffery Deaver gibi yazarların uzmanlık alanına giriyor.

King bu kitabı bir üçlemenin ilk kitabı olarak yazmış. Kahramanı Bill Hodges emekli bir dedektif. Yıllarca hizmet ettikten sonra yeni emekli olmuş ama son uğraştığı bazı olayları çözme fırsatı olmadan ayrılmıştır. Çözemediği bu olayların bazıları kafasını meşgul etmektedir. Ancak bu olayların birisi özellikle çok…