Kayıtlar

İnsanlığın Geleceği: Interstellar ve arka planındaki bilimsel kuramlar

Resim
Uzay Yolculuğu ve sinemadaki örnekleri
İnsanlığın yok olmasına engel olmak için başka gezegenlere gitme fikri çok uzun zamandan beri gündemde olan bir şey. Uzay araştırmalarının tek motivasyonu bu olmasa bile son yıllarda Küresel Isınma, Nükleer Savaş tehdidi ve insanlığın başındaki diğer bütün belaları düşünürsek bu tür bir istek şaşırtıcı değil.1969’da Apollo 11’in aya inişini radyodan bir sabaha karşı canlı olarak dinlediğimden beri uzay yolculukları ve daha sonraki yıllarda da bu yolculuklarla ilgili fimler hep ilgimi çekmişti. Gençliğimde beni en etkileyen film kuşkusuz 2001: Uzay Yolu Macerası olmuştu. Emek sinemasında - sanırım Quadrophonic ses efektleriyle - 1970'lerde izlediğimiz bu 1968 yapımı film o zamanlar bizim entellektüel ve sinema çevrelerinde de özellikle son bölümüyle ilgili çeşitli teoriler ve spekülasyonlarla ilgi odağı olmuştu.Interstellar filmini görene kadar kişisel listemde Contact filmi (1989) bir numaradaydı. 1997 yapımı bu filmde Jodie Foster bugünlerde

Cloverfield üçlemesi

Resim
J.J. Abrams’ı artık sinameseverler yakından tanıyorlar. 1990’larda senaryo yazarak anne babasının da çalıştığı televizyon dünyasına giren Abrams, önce Alias dizisiyle tanındı, sonra Lost ile popüler oldu. Sonrasını biliyorsunuz, hem Star Trek hem Star Wars yönetmenliği yaparak bu iki efsanevi serinin dümenine geçmeyi başaran ilk yönetmen oldu (hatta arada bir de Görevimiz Tehlike çekti).Bütün bunların yanısıra prodüksiyon şirketi Bad Robot ile bir sürü film çekiyor ve bazen de başkalarına yazdırıp yönettiriyor. İşte Cloverfield üçlemesi Abrams’ın prodüksiyonunu yaptığı ama yaratıcı sürecine doğrudan katılmadığı üç filmden oluşuyor. Son filmi Şubat 2018’de Netflix’te piyasaya çıkan üçlemeyi inceleyelim şimdi.Cloverfield


Üçlemenin ilk filmi 2008’de çekilmiş. Filmde ilk defa 1999’da Blair Cadısı Projesi filminde kullanılan “keşfedilen amatör film” yöntemi kullanılmış. Bu yöntemde filmin bir kısmı (ya da hepsi) olaylardan sonra keşfedilen bir amatör kamera kaydından oluşur. Tabii %100 bu o…

Ursula Le Guin’in ardından: Mülksüzler’in Çeviri Öyküsü

Resim
Geçen hafta başında önce Internet’ten öğrendim, sonra zaten bütün yayın organlarına düştü: Ursula K. LeGuin 88 yaşında yaşama veda etmişti. Uzunca bir süre bununla ilgili bir şey yazamadım, belki tam ne söyleyeceğimi bilmediğim için.Bilim Kurgu (BK) ve fantaziyle uğraşmam 1970’lerin ortasında başladı. Kadıköy Maarif Koleji’nde (Şimdi Anadolu Lisesi) okudum. Eğitimimiz İngilizce olduğu için okul dışında da İngilizce kitaplar okumaya çalışırdık.Liseye geçip hafta sonlarına kendi başıma dışarı çıkmam mümkün olduğunda Beyoğlu’na gidip Sander Kitabevi’nde kitap arardım. Bazen Hachette’e de bakardım ama benim ilgilendiğim bilim kurgu kitapları genelde Sander’de bulunurdu. 1930-60 arası yazan ünlü yazarların kitapları, en sevdiğim yazar Philip K. Dick’in kitapları genelde oralardan alınmıştı.Başka bir tür BK yazılabileceğini kanıtlayan LeGuin’le tanışmam üniversitede oldu. Boğaziçi Kütüphanesi’nin hafif başınızı döndüren kokusuyla gerçek bir kütüphane havası veren raflarında Earthsea üçlemes…

Uzay Yolu’nun Bilinmeyen Pilot Bölümü - Kafes

Resim
Uzay Yolu 1960’larda yayınlandığında oldukça ilgi görmüş ama ilk sezondan sonra iptal edilmişti. Dizinin hayranlarının büyük kampanyası sonucu üç yıl süren (ve 50 yıl sürecek bir maceranın ilk adımı olan) orijinal dizi başarılı olmuştu.Dizinin hayranlarının çoğunun bile bilmediği bir şey, pilot bölümdü. Dizinin bu pilot bölümünde Kaptan Kirk rolünde oynayan William Shatner yok, çünkü ilk başta Kaptan Rolü için Jeffrey Hunter düşünülmüştü ve kaptanın adı Pike idi. Bu pilot bölüm 20 yıldan fazla gösterilmemiş, sonunda ST:TNG sırasında yaşanan bir yazarlar grevinde boşluk doldurmak için gösterilmişti.Bu pilot bölümde Mr. Spock rolünü oynayan Leonard Nimoy dışındaki bütün oyuncuların ana bölümlerde değiştiğini belirteyim. Kaptanın yardımcısını oynayan Majel Roddenberry (dizinin yaratıcısı Gene Roddenberry’nin eşi) daha sonra Hemşire Chapel rolüyle diziye devam eden istisnayı oluşturuyor.Bu bölümde bir yardım çağrısı alan Atılgan mürettebatı çağrının geldiği gezegene ulaştıklarında aslınd…

Özcan Deniz gerilimi deniyor "Öteki Taraf"

Resim
Özcan Deniz, 2000’lerde bu yana kariyerinde müzikten çok televizyon dizileri ve sinemaya ağırlık veriyor. Gerek dizilerde, gerek filmlerdeki oyunculuğunun gün geçtikçe iyileştiği de bir gerçek. Bir süredir yönetmenlik koltuğuna da oturan Deniz’in son filmi Öteki Taraf bir gerilim. Başrollerini şu anda oynadığı televizyon dizisinde de başrolü paylaştığı Aslı Env
er ve Meryem Uzerli’yle paylaşıyor.Film Deniz’in oynadığı karakter Çetin’in ortadan kaybolan kız arkadaşı Ece’nin kendisini terkettiğini anlattığı videosunu izlemesiyle başlıyor. Polis de bir iz bulamamıştır ama hemen filmin başında Çetin’in Ece’yi öldürmüş olabileceği imasında bulunan bir sahne kafamızı oldukça karıştırır. Bu arada Çetin Ece’den önceki kız arkadaşı Sara’nın babasının aracığıyla bulduğu işte çalışmakta ve Ece’nin yokluğu uzadıkça Sara ile eski ilişkisi canlanmaktadır.Filmin ilk yarısı bu sorularla geçiyor. Bu arada Çetin’in oturduğu eve gelmeye başlayan Sara, garip elektrik voltaj oynamaları, duvarlardan gelen s…

Son dönem Netflix dizileri

Resim
Netflix, Hulu, Amazon Video gibi içerik hizmetleri dünyada geleneksel video/DVD endüstrisine son vermeye başlayan, TV ve sinema servislerini de geri dönülemeyecek şekilde değiştiren yeni iletişim tarzları getirdiler. Bu hizmetlerin bir kısmı Türkiye'de de sunuluyor ve Netflix gibi bazıları ülkeye özel içerik de üretmeye başladılar.Türkiye'de de bazı içerik hizmetleri başladı, örneğin blutv, puhu tv vs. Hem içerik hem de performans olarak yurtdışı benzerlerinin çok gerisinde olan bu hizmetlerin de ilerlemesi ve bizim TVve sinema endüştrisini de dönüştürmesini bekliyorum. Nitekim bazı dizi ve filmler önce Internet'te yayınlanmak üzere çekiliyor ve sezonu bitirdikten sonra geleneksel TV kanallarına kiralanabiliyor (örneğin Masum dizisi önce blutv'den yayınlandı ve bu yıl Kanal D'de tekrarlandı).Ben son bir kaç yıldır Netflix abonesiyim. Bir çok ülkede hizmet veren Netflix performans açısından son derece tatmin edici, bir çok ülkede servis sağlayıcıları olduğu için de …

Çağan Irmak 70'leri bırakamıyor: Unutursam Fısılda

Resim
Çağan Irmak'ı ilk defa Asmalı Konak dizisiyle tanımış, Çemberimde Gül Oya ile daha sonra benzerlerini göreceğimiz 70'ler tutkusunun ilk örneğini güzel bir TV dizisinde izlemiştik. Sinemada onu ilk kez Babam ve Oğlum'da izlemiştim. Sanırım öyküsünün içtenliği ve oyuncularının da katkısıyla nadir bir mücevher gibi parlayan anlatımıyla biraz yüreğimizi burksa da hepimizi büyülemişti.

Issız Adam'la romantik komedinin biraz drama da kaçsa iyi bir örneğini vermiş, Dedemin İnsanları'nda da aynı sıcak anlatımı kullanarak Girit göçmenlerinin hikayesini işlemiş, Prensesin Uykusu'nda yine sıcacık bir öyküyü usta oyuncuların güzel oyunlarıyla süslemişti.

Unutursam Fısılda yine çağan Irmak'ın 70'li yıllara bir saygı gösterisi olarak nitelendirilebilir. 70'lerin hit pop şarkıcısı Ayperi'nin geri dönüşlerle anlatılan öyküsü aynı zamanda 70'ler kuşağının bugün unutulmaya başlayan değerlerine de bir selam durma gibi yorumlanabilir.


Metnin içinde o yıllardaki …